|
|
 |
|
|
 |
Sovyet casusları konusunda nostalji
Amerika Birleşik Devletleri’nde geçen hafta on Rus ajanı tutuklandı. Rus casus skandalı tüm dikkatleri 21. yüzyılda diplomatik dokunulmazlığa sahip olmayan yasadışı ajanların kullanımının ne anlama geldiği sorusu üzerinde yoğunlaştırdı.
Andrei Soldatov ve Irina Borogan, The Moscow Times
14 Temmuz 2010
Amerika Birleşik Devletleri’nin yedi yıldan bu yana sürdürdüğü casusluk operasyonları kapsamında geçen hafta on Rus ajanı tutuklandı. Bu haber dünya basınına bir bomba gibi düştü. Yapılan haberlere göre bu ajanların Rusya Başbakanı Vladimir Putin tarafından yıllar önce görevlendirilerek Amerika Birleşik Devletlerine yerleştirildiği ve aile hayatı yaşar gibi görünerek Amerika Birleşik Devletleri’ndeki siyasi çevrelerden bilgi sızdırmaya çalıştıkları iddiasında bulunuldu. Basında yer alan tüm bu haberlerin ardından gözler Rusya’dan gelecek tepkiye çevrildi.
Kremlin’den Sarayı’ndan bu zamana kadar bu konu ile ilgili herhangi bir açıklama gelmedi. Ancak Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, casus skandalı ilgili olarak Amerika Birleşik Devletleri’nden bir açıklama beklediklerini söyledi. Lavrov bu konuyla ilgili olarak basına yaptığı açıklamada şunları söyledi: ‘’ Amerika Birleşik Devleri’nde on Rus casusun tutuklanması ile ilgili olarak resmi ağızlardan hiçbir açıklama yapılmadı. Amerika Birleşik Devletleri yönetiminin bu konuyla ilgili en kısa sürede bir açıklama yapmasını umuyorum. ‘’
Rusya Dışişleri Bakanı, geçenlerde Amerika Birleşik Devletleri’ne yaptığı ziyareti kastederek, bu olayların çok özel bir zamana geldiğini ifade etti. Bazı diplomatlar casusluk olayıyla ilgili çelişkili bilgiler geldiğini söylerken, bazı Rus yetkililer ise bu olayın Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Barack Obama’ya karşı olan muhalifler tarafından düzenlendiğine inanıyor. Rusya İstihbarat Birimi eski Başkanı Nikolay Kovalev ise basına yaptığı açıklamada, bu olayın Amerika Birleşik Devletleri ve Rusya ilişkilerinde son zamanlarda iyileşmeye yönelik politikalar izlenmesine karşı olan çevreler tarafından planlandığını ifade etti.
Bu anlamda bu casus olayının Rusya Devlet Başkanı Dmitry Medvedev’in Amerika Birleşik Devletleri ziyaretinin hemen ardından meydana gelmesinin bir rastlantı olmadığını ve bu skandalın öncelikli olarak Barack Obama’nın duruşunu etkileyeceğini söyledi.
Bir istihbarat birimi temsilcisi olarak casus olayı ile ilgili kafasında birçok soru işaretinin oluştuğunu kaydeden Nikolev Kovalev, bazı detayları komik bulduğunu da dile getirerek bu konu hakkındaki sözlerine şöyle devam etti: “Yasadışı olarak 10-11 kişinin birlikte çalışmasını düşünmek, bu çevrenin profesyoneli için komik bir durum. Yasadışı casus sadece bir kişi ile bağlantı kurabilir ve sadece bir kişi ile bağlantısı vardır. Bu durum dünyanın tüm istihbarat birimleri için değişmez, altın kullardır.”
Bu Rus casus skandalı aynı zamanda tüm dikkatleri, 21.yüzyılda diplomatik dokunulmazlığa sahip olmayan yasadışı ajanların kullanımının ne anlama geldiği sorusu üzerinde yoğunlaştırdı. Yaşanan bu durumu ve bu dönemki yasadışı ajanları, soğuk savaş boyunca casusluk yöntemini oldukça aktif ve başarılı olarak kullanmış olan Sovyetler Birliği dönemi yasadışı ajanlarıyla karşılaştırmak hiç doğru değildir. Soğuk Savaş ideolojilerin bir savaşıydı ve bu savaştaki temel hedef düşmanın ahlaken çökertilmesiydi.
Fakat bugün casusluk olayı yasadışı bir durumdur. Yayınlanan haberlerde belirtildiği gibi, bugün 10 tane değil, 1000 tane açık kaynaklardan gizli bilgi arayışı içinde olan Rus ajanı dahi yakalansa, bu durum Amerika Birleşik Devletleri’nin çıkarlarına herhangi bir zarar veremez ve onun ahlak yapısını sarsamaz.
Son haftalarda yayınlanan bu casusluk haberlerinden dolayı Rusya’da yaşanan telaş, Rus İstihbaratı içinde ciddi bir krizin kanıtıdır. Rusya İstihbarat Servisi iki nedenden dolayı tektir: Bunların ilki Rus İstihbarat Servisi’nin kendi akademisine sahip olması, bir diğeri ise yasadışı ajanlar kullanmasıdır. Hem CIA hem de MI6 sadece eğitim kursları verirler. Onlar Amerika Birleşik Devletleri veya İngiltere’de bu konuda görevli kişileri, Rusya’ya yerel vatandaş kılığında göndermeye çalışmazlar.
1919 yılından 1943 yılına kadar yani Komintern dönemi boyunca, Uluslararası Komünist Örgütü faal durumdaydı ve bu zamanlar Rus casusluğunun altın dönemleriydi. Bu dönemde Sovyetler Birliği, casus olarak Batılı Komünistleri ve onların müdavimlerini kullandı. Fakat bu kişiler, 1930’ların sonlarına doğru Stalinist tasfiye sırasında ortadan kaldırıldılar. Bu dönemden sonra gizli servis yabancı bir ortamda çalışmaları için eski köylüleri eğitme görevini üstlenecek özel bir okul kurmaya çalıştı. Ve böylece KGB oluşturuldu. Soğuk Savaş yılları boyunca KGB’nin en büyük başarısı, CIA’in inceleme bölümünde çalışan Aldrich Ames’i ve FBI’ın karşı istihbarat biriminde çalışan Robert Hanssen’i istihdam etmesi olmuştur.
Aldrich Ames, 1994 yılında Sovyetler Birliği ve Rusya adına casusluk yapmaktan hüküm giyen, eski CIA karşı istihbarat subayı ve analistidir. Ames, 1962 yılında CIA ajanlarının çocukları ile ilgili düşük seviyeli bir pozisyonda CIA için çalışmaya başladı. 1985 yılında Washington’daki Sovyetler Birliği elçiliğine gidip onlara para karşılığı sırları satmayı teklif etti ve bu tarihten sonra Sovyetler Birliği için casusluğa başladı. Ames CIA’in Avrupa Bölümü karşı casusluk şubesine atandı. Buradaki görevi, Sovyet istihbarat faaliyetlerinin analizi işlerini idare etmekti.
Görevi sebebiyle KGB ve Sovyet ordusu içindeki Amerikan kaynaklarının kimlik bilgilerine erişebiliyordu. Ames’in verdiği bilgiler sayesinde, Amerika Birleşik Devletleri tarafından planlanan 100 kadar operasyon tehlikeye düşmüş ve en az 10 istihbarat kaynağı öldürülmüştür. Nihayetinde Sovyetlere ülkedeki bütün Amerikan ajanlarının ismini vermiştir. Hem Aldrich Ames hem de Robert Hanssen yasadışı olarak değil, Sovyet elçiliğinde yetkili Viktor Cherkashin tarafından işe alınmışlardı.
Bugün gelinen noktada gelişmelere bakıldığında ise, Rusya Dış İstihbarat Servisi eski yollardan vazgeçemiyor gibi gözüküyor. Çünkü ilk olarak buna gerek duymuyor ve ikinci olarak da eski gelenekleri devam ettirmeyi bir övünç kaynağı olarak düşünüyor. Fakat bu gelenek, ajanlığı sakatlaştırmıştır. Eski zaman yasadışı ajanlığının bazı savunucuları, onların savaş sırasında çok değerli kaynaklar olduğunu iddia ediyorlar. Bu argümana göre, yasadışı ajanlar düşman toprakları içinde bulunan silahları teslim edebilir ve düşmana karşı bir partizan kampanyanın oluşmasını sağlayabilir. Fakat bu Soğuk Savaş yılları içinde geçerli olan bir yoldu. Bugün Amerika Birleşik Devletleri ve Rusya Federasyonu arasındaki ilişkiler noktasından bakarak böyle düşünmek, ancak boşuna bir hayalperestlik olarak yorumlanabilir.
Rusya ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki ilişkilerin tam da yeni bir formata sokulması süreci işlerken patlayan casus skandalının yarattığı sarsıntıyı gidermek için, Soğuk Savaş’tan beri en büyük casus takası gerçekleştirildi. Amerika Birleşik Devletleri’nin Rusya hesabına casusluk suçlamasıyla 27 Haziran’da tutukladığı 10 kişi ile Rusya’nın Batılı istihbaratlar adına çalışmaktan hapse attığı dört Rus vatandaşı, Soğuk Savuş döneminde casusluk entrikalarının merkezine dönüşmüş olan Viyana’da takas edildi.
Rusya’nın iade ettiği dört casustan biri Igor Sutyagindir. Sutyagin, 1999 yılının ekim ayında birkaç düzine bilim adamı ve akademisyene yönelik Rus Federal Güvenlik Servisi’nin operasyonunda tutuklanmıştı. Hem Rusya’daki hem de Batı’daki Uluslararası Af Örgütü ve diğer insan hakları aktivistleri Sutyagin’i siyasi bir tutuklu olarak nitelendirmişlerdi. Bilim adamı İgor Sutyagin’in avukatı Anna Stavitskaya, basına yaptığı açıklamada ‘’Sutyagin’i Amerika Birleşik Devletleri’nde casuslukla suçlananlarla takas etmeyi düşünüyorlar. Bu değişimin yarın yapılmasını istiyorlar” dedi.
Sutyagin’in casuslardan hangisiyle değiş tokuş edileceğini bilmediğini belirten avukat, evvela Sutyagin’in İngiltere’ye gönderileceğini söyledi. Nükleer silah uzmanı Sutyagin, Rusya mahkemesince, gizli askeri bilgileri bir İngiliz firmasına vermekten 2004’te 15 yıla mahkûm edilmişti. Savcılar firmanın, Amerikan Merkezi Haberalma Teşkilatı’nın paravanı olduğunu iddia etmişlerdi.
Sutyagin devlet suçlarını sızdırmakla suçlandı. Mahkemede bir jüri üyesi olarak görev yapan eski bir İstihbarat ajanı, Federal Güvenlik Servisi’nin durumunun zayıfladığını doğruladı. Ancak adil olmak gerekirse, Rusya Federasyonu’nda ve Batı’da liberal medya büyük ölçüde Sutyagin’i danışman olarak kiralayan Alternative Future’ı göz ardı etti ve bu şirkete yönelik küçümseyici bir tavır takındı. Ve Sutyagin’in tutuklanmasının ardından şirket, iz bırakmadan kayboldu. Federal Güvenlik Servisi, Alternatif Future şirketinin Sutyagin’den gerçekten ne çeşit sırlar edindiğini mahkemeye anlatmak istemedi ya da anlatamadı.
Soğuk Savaşta dâhil olmak üzere tüm savaş zamanlarında, istihbarat örgütleri kamuoyunun onların faaliyetleri hakkında ne bilmeleri ve ne kadar bilmeleri gerektiğine karar veren tek birimlerdir. Fakat soğuk savaş sonrası dönemde, bu durum değişmiştir. Amerikalılar ülke güvenliğini ciddi anlamda tehdit eden durumları bilme hakkına sahiptir. Ve Rus toplumu, Rus İstihbarat Servisi’nin hatalarının soruşturulup soruşturulmayacağını takip etmeliler.
(Çeviren: Emel Serbakan)
|
|
|
|
|
 |
|
|
|