|
|
 |
|
|
 |
BMW Başkanı Norbert Reithofer ile Söyleşi
Alman otomobil üreticisi BMW uzun yıllar sportif lüks otomobil üreterek haklı bir üne ve yüksek bir Pazar payına sahip oldu. BMW CEO’su Norbert Reithofer pozisyonlarının ve misyonlarının sürdürülebilir olması için yaptıklarını, yeni dönem yakıt tasarruflu yüksek performans projeleri ile ilgili sorularımızı yanıtladı.
Armin Mahler ve Dietmar Hawranek, Der Spiegel
24 Şubat 2010
Der Spiegel: Bay Norbert Reithofer, BMW gibi ünlü ve lüks bir otomotiv markası, Yeşiller Partisi Lideri Joschka Fischer’den neler öğrenebilir?
Norbert Reithofer: Joschka Fischer Almanya Yeşiller Partisi’nden bir politikacı ve Almanya’nın dışişleri bakanlığı görevini üstlenmiş bir isim. Kendisinden danışman olarak yararlanıyoruz. Aynı şekilde Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakanlarından Madeleine Albrigt da aynı şekilde tecrübelerinden ve bilgilerinden yararlandığımız isimler arasında geliyor. Biz bir otomobil firmasıyız, ancak uluslar arası gelişmeleri ve yeni yasaları bilmek istiyoruz. Örneğin, yeni nesil emisyon yasaları Amerika Birleşik Devletleri, Avrupa ve Asya’da gündeme gelecek ve gelişecek. Bu noktada bay Fischer ve bayan Albright gibi dünya çapında kartvizitleri geçerli kişilerin deneyimlerinden yararlanabiliriz. Onlar eğilimler hakkındaki görüşleriyle bize çok faydalı olabiliyorlar.
Der Spiegel: Joschka Fischer ve Madeline Albright’in oto sanayi ile ilgili çevresel düzenlemelerin daha esnek olması yönünde sizin adınıza lobi yapması yönünde beklentileriniz var mı?
Norbert Reithofer: Kesinlikle hayır. Ancak belki bu konuda bizim doğru kişilerle ya da toplum kuruluşlarıyla iletişim kurmamıza yardımcı olabilirler. Eğer otomotiv sanayisinin geleceği yönünde çok önemli kararlar alınacak ise, bu noktada fikirlerimizi ortaya koyabilmek adına bir iki saat fazla zaman ayırabilmemiz bizim için çok büyük önem taşıyacaktır.
Der Spiegel: Otobanlardaki hız sınırlamaları yönündeki görüşlerine rağmen Joschka Fisher’in danışman olarak atanması, BMW uzmanları arasında olumsuz bir hava yarattı mı?
Norbert Reithofer: Açıkçası uzmanlarımız kesinlikle şaşkınlıklarını gizlemediler diyebilirim. Ancak Bay Joschka Fisher ile düzenlediğimiz ilk tartışma forumunda, dünya çapında otomotiv endüstrisinin karşı karşıya kaldıkları sorunların kesin analizi ve yaşanan yüksek faiz sorunu konusundaki tespitleri ile üst düzey yöneticilerimizden muazzam bir alkış aldı.
Der Spiegel: Yeşillerden Joschka Fischer’in danışman olarak atanması, son dönemlerde BMW gibi geleneksel ilkeleri olan bir firmanın yaptığı alışılmışın dışındaki tek hareket değil. Son dönemde Formula 1 organizasyonundan çekilmek ve fabrikalarınızda yenilenebilir enerjileri kullanarak çalışmalarınızı yürütme yönündeki projeleriniz de ciddi farklılıklar olarak göze çarpıyor. Yeşiller Partisi’nden Joschka Fisher hamlesi, çevreci bir firma imajı yaratmak adına bilinirliği arttırmak yönünde ortaya koyulmuş bir proje midir?
Norbert Reithofer: Açıkçası bahsettiklerinizle ilgili ayrı ayrı konuşmak yerine genel bir değerlendirme yapmam gerekirse, bütün uygulamalarımız sürdürülebilirlik adına atılmış adımlar. BMW gibi yüksek sürüş keyfini ön plana çıkaran bir markanın geleceğe ayak uydurmak yönündeki projelerde öncü olması gerektiğini düşünüyoruz. Sürüş keyfi ile çevre dostu bir marka olmayı hedefliyoruz. Daha verimli, daha dinamik ve daha fazla yakıt tasarrufu geliştiren teknolojilerle ilgili çalışmalara başlamıştık, bununla birlikte yeni fren ve durdurma teknolojileri ile enerjinin geri kazanımı yönünde önemli adımlar attık. Daha az enerji ile daha fazla güç kazanımı yaratmak istiyoruz. Biz buna “tümüyle keyifli bir sürüş “ diyoruz.
Der Spiegel: Ama aynı zamanda, ağırlığı 2 tondan daha fazla olan, her 100 kilometrede 12,8 litre benzin tüketen X6 gibi adaleli araçlar üretiyorsunuz. Sizce bu sürdürülebilirlik ile ilgili çalışmalarınızla çelişen bir durum değil mi?
Norbert Reithofer: BMW gelecekte doğal olarak çok güçlü araçlar sunmaya devam edecektir. Yine de, başka gruplara oranla BMW Group filosundaki araçlarda karbondioksit emisyonunu azalttı. Katıldığım bir panelde, Yeşiller Partisi’nden Jürgen Trittin’den X6 modelimizin örnek gösterildiğini duydum…
Der Spiegel: … ancak bu yine de X6 modeli gibi araçların çevre açısından doğru araçlar olduğu anlamına gelmiyor.
Norbert Reithofer: Tabii ki hayır. Ancak X6 gibi bir model ile ilgili çalışmalarımızdan da gayet başarılı sonuçlar almaya başladık. Alman Federal Motorlu Taşımacılık Otoritelerinin yapmış olduğu istatistikler tarafından bizim yakıt tüketimini azaltmak konusunda yapmış olduğumuz çalışmalarda ne derece başarılı olduğumuz ortaya koyulmuştur. Örneğin birkaç yıl önce BMW markası araçlarda karbondioksit emisyonu kilometre başına 200 gramın üzerindeyken, 2009 yılında bu rakam 159 grama indirilmiştir. Bu oran rakiplerimizin daha altında seviyelere indiğimizi ortaya koyuyor.
Der Spiegel: Rakiplerimiz derken Merce-des-Benz ve Audi’yi mi kastediyorsunuz?
Norbert Reithofer: ..ve diğer yüksek hacimli otomobil üreten firmaların da altında seviyelere ulaştık. Aynı zamanda bahsedilen BMW modelleri ortalama rakiplerine göre daha yüksek motor gücüne sahip. Bu kesinlikle bizim hedeflerimizle doğru orantılı sonuçlar ortaya koyan bir durum. Daha az yakıt tüketimi ve daha fazla sürüş zevki…
Der Spiegel: Ancak Formula-1 organizasyonundan çekilme kararınız, bazı geleneksel hız tutkunu müşterilerinizi pek memnun etmeyecek gibi görünüyor.
Norbert Reithofer: Ben öyle düşünmüyorum. Biz şirket olarak misyonumuzun sürdürülebilirliğini sağlamak için çok daha dinamik araçlar üretmeye devam edeceğiz. Üst düzey yöneticilerimize de eğer şirketin uzun dönemde yararına olacak ise kutsal inekleri feda etmeye hazır olduğumu söylemiştim. Şirketin uzun vadeli sürdürülebilir imajı için Formula 1 organizasyonunun zorunlu olup olmadığı sorusunun yanıtı hayırdı ve bu yönde karar aldık.
Der Spiegel: Yani siz uzun vadeli dinamik araçlara konsantre olurken, rakibiniz Mercedes-Benz hem hybrid otomobil üretirken, diğer yandan da Formula 1’de zafer kazanmaya çalışacak?
Norbert Reithofer: Bu her şirketin kendi yapısına göre alabileceği bir karar. Diğer otomobil üreticilerinin uygulamalarına sadece farklı yaklaşımlar yorumunu yapabilirim.
Der Spiegel: BMW yöneticileri şirketin kurumsal hedefleri olan markanın barındırdığı sportif ve dinamik otomobil üretiminin karşısında artan çevre koruma gereksiniminden şikayet ediyorlar. Bu konuyla ilgili yorumunuz nedir?
Norbert Reithofer: Tabii, geçmişte bu yönde tartışmalar yapıldı. Ancak kurumsal bir firma olmamıza rağmen, sürdürülebilir bir marka olmayı başarabilmemiz yönünde daha açık ve şeffaf bir yapılanmaya gidiyoruz. Bu noktada alternatif projeler için yeni fikirlere açığız.
Der Spiegel: Bazı otomotiv firmalarının yöneticileri gaz tasarruflu yeni modellerin yakın dönemde alternatif olacağını dile getiriyorlar. Bu yöndeki tartışmaların ardından Amerika Birleşik Devletleri’nde benzin fiyatlarının düştüğü, otogaz sistemlerinin ise kriz öncesi döneme göre daha da yükseldiği görülüyor.
Norbert Reithofer: Ben son dönemdeki yakıt tasarruflu araç trendinin çok uzun vadeli olacağı görüşünde değilim. Çünkü bu noktada global faktörler de devreye giriyor. Gaz fiyatlarının orta ve uzun vadede bu seviyelerde devam edeceğini düşünüyorum, çünkü Çin, Hindistan ve diğer ülkelerde önemli ölçüde bu yönde talep var. Ancak aynı zamanda Avrupa Birliği’nde kilometre başına karbondioksit oranının 95 grama düşürülmesi yönündeki kurallar 2020 yılı itibariyle yürürlüğe girecek bu noktada bizim önerimiz hybrid ve elektrikli araçlar üreterek alternatif yaratmak yönünde olacaktır.
Der Spiegel: Politikacıların otomobil endüstrisini korumak için bazı sınırlamalar koyacağını düşünüyor musunuz?
Norbert Reithofer: Hayır, bu yol artık tersine işlemeye başladı. Avrupa’da politikacılar varolan otomotiv sektörünün değişiminden yana görüş sahibiler. Amerika Birleşik Devletleri ve Çin de bu trendi takip edecek. Bunun bir tehdit olarak algılanmasını anlaşılır buluyoruz, ancak bu bizim için aynı zamanda bir fırsat. BMW Grubu olarak biz bu durumun avantajlarından yararlanmak için yenilikler aracılığıyla ön planda yerimizi almak istiyoruz.
Der Spiegel: Alman otomotiv endüstrisi şimdiye kadar ters yönde kararlar almakla ün yaptı. Bu durum çevre koruma için bir engel olarak görülüyor. İlk olarak katalitik konvertör kullanımı reddedildi, daha sonra kum parçacık filtresine karşı çıkıldı ve sonunda Toyota pazarın ihtiyaçlarını karşılayan hybrid ile giriş yaptı.
Norbert Reithofer: Bu kesinlikle BMW için geçerli değildir. Avrupa’lı otomotiv üreticileri 1995 yılından 2008 yılına kadar karbondioksit emisyonlarını %25 oranında azaltmak için söz verdi. Bizim bu konudaki hedeflenen minimum seviyelerin de altında sonuçlar elde ettiğimiz ortadadır. Yıllar önce
İlgili modelleri ve motorları geliştirmek yönünde karar aldık, aksi taktirde bugün daha ileri hedefler koymak yönünde karar veremezdik.
Der Spiegel: Birçok insan için otomobil konusundaki tutumlar değişim gösteriyor. Daha önceleri bir prestij göstergesi olarak görülen otomobiller, bugün daha çok ulaşım aracı olarak ele alınıyor. Bu genel yaklaşım özellikle BMW için tehdit oluşturuyor mu?
Norbert Reithofer: Prestij ve prim de gelecekte önemli rol oynamaya devem edecektir. Fakat bazı insanlar bugün bunu farklı tanımlıyorlar. Geçenlerde büyük bir Amerikan bankasının başkanı bizleri ziyaret ederek bir BMW 7 serisi satın almak istediğini dile getirdi. Ben de kendilerine sekiz silindirli mi on iki silindirli modelimizi mi istediğini sordum. Kendisinin yanıtı bunların yerine hybrid bir taneye ihtiyacı olduğu yönündeydi.
Der Spiegel: Hybrid araçların bir dezvantajı var. Firmalar şu anda yüksek araştırma ve geliştirme projeleri için milyarlarca yatırım yapıyorlar, ancak henüz geri dönüşler başlamadı ve hissedarlar zaman ilerledikçe sabırsızlanıyorlar.
Norbert Reithofer: Biz firma olarak kısa dönemli sonuçlar beklemiyoruz. Hissedarlar bu yönte talebe sahip olabilirler ancak yine de başarılı bir projenin hayata geçirilmesi için 10 yıllık bir süreye ihtiyaç var. Biz 2015 yılına kadar elektrikli otomobil konseptinin tanıtımına yatırım yapılması gerektiğini düşünüyoruz. Bu mega şehirler için tamamen yeni bir araç konsepti olacak. Ayrıca beklentilerin kar odaklı olarak gerçekleşmemesi durumunda dahi bizim için önceliği yaşam kalitesi olan bu süreçte bugünden daha ileri bir noktada olacağımız ortadadır.
Der Spiegel: Gelecek için umut verici bir görünüm beklentisi olan birçok otomotiv şirketi mevcut durum içerisinde para kaybediyor. Örneğin rakibiniz Daimler 2009 yılı içerisinde 2,6 milyar avro rekor kaydetti.
Norbert Reithofer: Açıkçası biz 2009 yılı itibariyle işlemlerimizden pozitif sonuçlarla ayrıldık ve bu yönde gerçekleşeceği yönünde kendimize güvenimizde tamdı. Yaşanan finansal mali krize erken tepki vermiş olmamız bize avantaj sağladı. İlk uyarı Eylül 2007’de ortaya çıktı. Anlaşmalı finansal kuruluşlarımızdan Amerika Birleşik Devletleri’nde baş gösteren yüksek riskli fonlardan kaynaklanabilecek krizler konusunda ön uyarı aldık.
Der Spiegel: Nasıl tepki verdiniz?
Norbert Reithofer: 2008 yılı için planlanan üretim miktarında kesintiye gittik. Lehman Brothers’ın iflasını ilan etmesi Eylül ayında oldu. Biz bir etkinlik programı ile düşürdüğümüz üretim maliyetlerinin yanında yeni teknolojilerin geliştirilmesi yönünde yeni güncelleştirmeler yaptık. Bu süreçte sergilediğimiz çok büyük çabanın karşılığında 2009 yılı bizim için kara bir yıl olmadan sona erdi.
Der Spiegel: Gelişmekte olan oto sanayinin yeni tip motorlar üretmesi gerekiyor. BMW gibi nispeten küçük bir üretici bunun üstesinden tek başına gelebilecek mi?
Norbert Reithofer: Son dönemlerde boyutların başarının anahtarı olmadığını gördük.
Der Spiegel: Sanırım bu noktada kamusallaştırma ile karşı karşıya olan General Motors ve kalite sorunları yaşayan Toyota’dan bahsediyorsunuz. Ancak diğer yandan Volkswagen Grubu gibi başarılı devler de sizinle aynı arenada olacak. 1.1 milyon otomobil üretiminize karşılık 6 milyonun üzerinde otomobil üreten bir firma ile geliştirme maliyetlerinin yayılması anlamında nasıl rekabet etmeyi düşünüyorsunuz?
Norbert Reithofer: Bir birimin avantajlardan faydalanmak için büyük bir şirket olmak zorunda değilsiniz. Bu da ortak girişimler yoluyla elde edilebilir. Şu anda PSA Grubu ile Peugeot ve Citroen modelleri üzerinde de çalışmalarımızı genişletiyoruz. General Motors ve Daimler ile hybrid mühendisliği konusunda ortak projeler üzerinde çalışmaya devam ederken, Bosch ve Samsung ile de pil geliştirme yönünde işbirliği yapıyoruz. Biz son yirmi yılda BMW’nin nasıl özgür kalabileceği yönünde soruları sürekli kendi içerimizde sorduk ve bugün yanıtı hepimiz biliyoruz.
Der Spiegel: Şu anda Volkswagen grubu iştiraki Audi markası size meydan okuyor. Audi 2015 yılı itibariyle lüks otomobil klasmanında Merecedes-Benz ve BMW’nin önünde 1,5 milyon otomobil satışıyla bir numara olmayı hedefliyor. Sizce bu gerçekçi bir hedef mi?
Norbert Reithofer: Bence bu çok gerçekçi bir yaklaşım. Biz de 2012 yılına kadar yaklaşık 1,6 milyon araç satışı olacağını varsayabiliriz. Önemli olan nasıl güçlü bir marka ve firma olduğunuzdur. Uluslar arası marka kuruluşu Interbrand’ın yapmış olduğu değerlendirmede 2009 yılının en iyi 30 markası arasında sadece 3 Alman markası yeralıyor; SAP, Mercedes-Benz ve BMW.
Der Spiegel: Ancak sanayi şu anda yeni bir şirketi ortaya çıkarabilecek koşullara sahip gibi görünüyor. Ş u anda gerekli elektronik kabiliyete ve pil teknolojisine sahip firmalar var. Bir süre sonra bugünün otomobil üreticileri bu firmaların üstün teknolojik ürünlerine saç kalıp ve montaj hizmeti veren firmalar haline gelebilir.
Norbert Reithofer: Bu olmayacak. Ancak bunun için ev ödevinizi erkenden yapmanız gerekiyor. Daktilo üreticileri ürünün gelişmek zorunda olduğunu gördüler ve elektronik daktiloyu ortaya çıkardılar. Ancak bilgisayarların ortaya çıkmasıyla geleneksel daktilo üreticileri tamamen ortadan kayboldu.
Der Spiegel: Başka bir deyişle otomotiv sektörü de benzer gerçeklerle yüzleşebilir fikrimize katılıyorsunuz?
Norbert Reithofer: Bu gerçekle yüzleşmek zorunda kalan şirketler olabilir, ancak bugünden geleceğe yönelik çalışmaları başlatmış bir firma olarak bizim bu gerçeklerle yüzleşmeyeceğimizi söyleyebilirim.
Der Spiegel: Bay Reithofer, vakit ayırdığınız için teşekkürler.
Çeviren: Emel Serbakan
|
|
|
|
|
 |
|
|
|