Gündem Ortadoğu Avrupa Amerika Afrika Rusya-Kafkasya Asya Ekonomi Kültür-Sanat Çevre
Rusya'da Korkunun Zaferi

Rusya’nın yeni Devlet Başkanı dünyaya daha fazla liberal olan yüzünü göstermeye çalışıyor, fakat öldürülen insan hakları savunucularının sayısı gün geçtikçe artıyor. Rusya’da siyasi muhalif olmak, gitgide daha tehlikeli bir hal alıyor ve şu sıralar Çeçenistan’da önde gelen insan hakları organizasyonlarından biri ofislerini kapatma kararı aldı.

Der Spiegel,Ann-Dorit Boy
5 Ağustos 2009

Başka bir Rus insan hakları savunucusu daha vahşi bir saldırıyla susturulmaya çalışıldı. Bu hafta, yolsuzluklara karşı mücadele veren Albert Pchelintsev, Moskova banliyösü Khimki’de, apartman dairesinin önünde, bilinmeyen silahlı kişiler tarafından silahlı saldırıya uğradı. 38 yaşındaki Albert Pchelintsev, yüzünün alt bölgesi ve çenesinden ciddi bir şekilde yaralandı, ancak saldırıyı atlattı.

Pchelintsev yolsuzluklara karşı bölgesel bir hareketin başkanı. Son bir yıl boyunca, vatandaşların yolsuzluk durumlarında rapor ve doküman sunabileceği bir topluluk ofisi açma konusunda gayret gösterdi. Bunun ve bununla bağlantılı diğer çalışmaların sonucu olarak, yakın zamandan beri tehditler alıyordu: Eğer çalışmalarına bir son vermezse, bir daha hiç konuşamayacağı konusunda uyarılıyordu.

Bu, son iki hafta içinde Rus insan hakları savunucularına olan üçüncü saldırı. Bu durum, uluslararası toplumun dikkatinin bu bölgede yoğunlaşmasına yol açtı. Temmuz ayının ortasında, Çeçenya’da insan hakları konusunda faaliyet gösteren Natalya Estemirova evinden maskeli kişiler tarafından kaçırılarak öldürüldü. Bundan kısa bir süre sonra, adalet organizasyonundan Andrei Kulagin’in bedeni , Rusya’nın kuzeyinde Petrozavodsk şehrinin yakınlarındaki bir kum ocağında bulundu. Kulagin, mahkûmların insanca muamele görmesini savunan bir kişiydi ve mayıs ayının ortalarında birden bire ortadan kayboldu.

Uluslararası toplumun dikkatini özellikle Estemirova cinayeti çekti. Çünkü Natalya Estemirova, Memorial adında önde gelen bir insan hakları grubunun üyesiydi. Bu grup eski Çeçenya savaş bölgesindeki cinayetleri ve kaçırmaları belgeliyordu. Bu günlerde bölge yasal bir kara delik olarak düşünülüyor. Bu bölge, Rusya eski Devlet Başkanı Vladimir Putin tarafından korunup kollanan Çeçenya Devlet Başkanı Ramazan Kadirov tarafından kontrol altında tutuluyor.

Natalya Estemirova öldürülmesinden kısa bir süre önce, öldürülen Çeçen gazeteci Anna Politkovkaya’nın Çeçen milisler tarafından acımasızca infaz edildiğine dair online bir rapor hazırlamıştı. Ramazan Kadirov yönetimi insan hakları yetkililerine bu rapordan dolayı duydukları memnuniyetsizliği ve rahatsızlığı bildirdiler. Memorial’ın Grozny ofisini arayarak Estemirov’un uyarılmasını ve çalışmasında acil bir değişikliğe gidilmesini talep ettiler.

Dört gün sonra, 50 yaşındaki Natalya Estemirov, kimlikleri belirsiz kişiler tarafından evinden çıkarılarak zorla bir arabaya bindirildi. Çeçenya’nın başkenti Grozni’den yaklaşık 100 kilometre uzaklıktaki komşu İngushetia Cumhuriyetine doğru götürüldü. Silahla yüzünden ve göğsünden vurulmuş şekilde bulundu. Memorial başkanı Oleg Orlov, Ramzan Kadirov’dan Estemirov’un ölümüyle ilgili olan tüm suçluların derhal yakalanmasını istedi. Ramzan Kadirov soruşturmayla bizzat kişisel olarak ilgileneceğini dile getirerek şunları söyledi: ‘’Biz suçluların yakalanmasıyla ilgili olarak eski metotları uygulayacağız.’’ Ramzan Kadirov’un sözcüsü bu cinayetinin Ramzan Kadirov hükümeti tarafından çözülmesinin çok önemli olduğunu ve sorumlularının bulunması olayına Kadirov’un bir onur meselesi olarak baktığını bildirdi.

Estemirova’nın ölümüne tepki olarak, meslektaşları Grozni’deki Memorial ofisini kapattılar. Orlov, bu konu hakkında düşünmek ve bu olayların nereye varacağını analiz etmek için zamana ihtiyaçları olduğunu dile getirdi. Orlov aynı zamanda organizasyonun son hızla çalışmalarına devam edeceğini ve hiç bir zaman insan hakları ihlallerini açığa çıkarma uğraşından ve adalet isteminden yılmayacaklarını söyledi. Çok inançlı bir insan hakları aktivisti olan Estemirov’un öldürülmesinden duyduğu korkunç üzüntüyü de vurgulayarak, zamanında emniyetin sağlanması ve önlemlerin alınmasıyla bu talihsiz olayın önlenebilme ihtimalinin çok yüksek olduğunu belirtti. Estemirov’un ölümüyle ilgili olarak ‘’Bu bizim yanlışımız.’’ şeklinde konuştu.

Doğal olarak, Rusya’daki insan hakları savunucularının öldürülmeleri ya da kaçırılmaları, Brüksel’den Washington’a kadar yaygın bir şekilde uluslararası tepkiye yol açmıştır. Bu olay sırasında Münih görüşmeleri için Almanya’da bulunan ve Almanya başbakanı Angela Merkel ile bir araya gelen Rusya Devlet Başkanı Dmitry Medvedev, olaydan duyduğu üzüntüyü dile getirdi ve Estemirova’nın yaptığı faydalı işleri överek ifade etti. Medvedev sorumluların en kısa zamanda yakalanması ve cezalandırılması çağrısında bulundu. Dmitry Medvedev, Grozni’deki Memorial ofisine üzüntüsünü ifade eden bir mesaj gönderdi.

Bunun aksine, Politkovskaya’nın öldürülmesi sırasında Almanya’da bulunan eski Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Politkovskaya’nın ölümünün yayınlanmış olan eserlerinden çok daha fazla Rusya’ya zarar verdiğini dile getirmişti.
Dmitry Medvedev, Rusya Devlet Başkanı olarak yeni görevine atandığından buyana daha önceki Rusya Devlet Başkanlarından çok daha fazla bir liberal üslup takınmış durumda. Medvedev Rusya’nın yasal sistemini güçlendirmek istediğini ve yolsuzluklarla mücadele edeceğini ifade etti. İnsan hakları avukatı Stanislav Markelov ve genç gazeteci Anastasia Barburova haziran ayında Moskova’daki merkezi bir sokakta vurularak öldürüldükten sonra, Medvedev Kremlin’in önemli bir gazetesi olan ve Estemirova’nın da çalıştığı Novaya’nın editörü ile buluştu ve Devlet Başkanı olarak ilk röportajını verdi.

Bu anlamlı jestlerin dışında, Medvedev gerçekten bu alanda bazı önemli gelişmelerin gerçekleşmesini sağlamıştır: Medvedev bir insan hakları konseyi kurdu. Hükümetler üstü organizasyonlarla ilgili kanunların liberalleşmesini sağladı ve Bürokratik zorlukların büyük oranda azaltılmasının yolunu açtı.

Bununla birlikte, yakın zamanda olan bu cinayetler ve kaçırmalar Rusya’daki insan hakları durumunda gerçekte bir ilerleme olmadığını gösteriyor. Aslında, bu durum daha kötüye gidiyor. Uluslararası insan hakları takipçisi Amnesty International’ın Rusya ofisinden Simon Cosgrove ‘’ Bu aralar bu kaçırma ve cinayet olayları yoğun bir şekilde yaşanıyor. Ve bu talihsiz olaylar devam edeceğe benziyor.’’ şeklinde konuştu. Hükümet insan hakları aktivistlerini korumuyor ve cinayetleri yeterli derecede araştırmıyor. Cosgrove bu konu hakkında şunları belirtti: ‘’Medvedev bizimkine benzer şeyler konuşuyor. Fakat kelimeleriyle yaptıkları birbirine uymuyor.’’

Mayıs ayında Amnesty International, ‘’Hukuk dışı kanun: Kuzey Kafkasya’daki insan hakları ihlalleri’’ adlı bir çalışma yayınladı. Bu çalışmada Kuzey Kafkasya’daki basın ve fikir özgürlünün geniş oranda kısıtlandığı ifade edildi. Gey ve lezbiyen gibi azınlıkların baskı altında tutulduğu ve sağ kanat aşırıların etnik azınlığı bezdirdiği açıklandı. Keyfi cinayetlerin, işkencelerin ve kaçırmaların günden güne arttığı vurgulandı.

Rusya Dışişleri Bakanlığı bu raporun taraflı olduğunu ve Amnesty International’in açık bir şekilde bir anti-Rusya organizasyonu olduğunu ifade etti.

Çeviren: Emel Serbakan